|
Kurban ne demektir?
Sözlükte yaklaşmak, Allâh’a yakınlaşmaya vesile olan şey
anlamlarına gelen kurbân, dinî bir terim olarak, ibâdet maksadıyla,
belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu
amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban Bayramında kesilen kurbana udhiye, hacda kesilen kurbana ise hedy denir.
 |
Kurbanın anlamı ve dinî hükmü nedir?
Kurban; Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek
niyetiyle kesilen hayvan demektir. Akıllı, hür, mukim ve dini ölçülere
göre zengin sayılan mümin, ilâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını
kesmekle hem Cenab-ı Hakka, hem de maddi durumlarının yetersiz olması
sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunarak halka yaklaşmaktadır.
Görüldüğü gibi bu bayramın ruhunda Hakka yakınlık ve halka
fedakarlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban; -fıkhi hükmü ne
olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan
ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dini
hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Kurban, bir Müslüman’ın bütün
varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir
nişanesidir. Diğer taraftan kurban, insanın nefsani arzularını ve sufli
duygularını boğazladığının da bir işaretidir.
|
İlahî dinlerin sonuncusu olan İslam; ferdi, ruhi-derûni
hikmetlere ve insanî erdemlere ulaştırmayı öngörürken; toplumlar için,
birleştirici ve bütünleştirici bazı emir ve uygulamaları da getirip
müesseseleştirmiştir. İslam dininin bu üstün özelliği, zekat, hac ve
kurban gibi sosyal boyutlu malî ibadetlerde, daha belirgin olarak ortaya
çıkmaktadır. Bu ibadetler, asırlardan beri bütün Müslüman toplumlarda,
genel esasları ve özü hiç bir değişikliğe ve müdahaleye uğramadan devam
etmiş ve yeni nesillere intikal ettirilmiştir.
Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine
getirilmiş olur mu?
Kurban ibadeti, kurbanlık hayvanı kesmek suretiyle yerine
getirilir. Bunun için kurban bayramında kesilen kurbanı veya adak
kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere vermekle bu ibadet yerine
getirilmiş olmaz.
Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanının hükmü
sünnettir. Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise, kurbanın vacip
olduğudur. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan
çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez.
İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları
ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin
birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.
Din, felsefi bir doktrin değildir. Dini hükümlerle ilgili
olarak ortaya çıkan yeni meselelerde, teşri amaç ve şartlarına aykırı
olmayacak şekilde yeni düzenlemeler getirilmesi, her ne kadar caiz ise
de; ibadetlerin eda edilişini ve sahih olma şartlarını ortadan
kaldırarak indi, keyfi ve nefsani istekler doğrultusunda değişiklikler
yapılamaz. İslam Dini’ndeki, hatta diğer ilahi ve semavi dinlerdeki
kurban ibadetini, ilkel dinlerdeki anlayışlarla ve uygulamalarla
karıştırmak büyük bir yanlışlıktır.
Kurban ibadetinin dini delillerinin Kur’an-ı Kerim’de
bulunmadığını iddia etmek ve Allah’ın bu çeşit bir buyruğunun olmadığını
ileri sürmek de doğru değildir. Zira Saffat Suresinde (Ayet: 107); Hz.İbrahim’in
oğlu Hz.İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine
fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer
bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:
“... Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar
üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Işte bunlardan yiyin,
sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.”(Hacc Süresi, 28)
“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak
verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi
meşru kıldık.” (Hacc Suresi; 34)
“Biz büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın (dininin)
işaretlerinden (kurban) kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar
ayakları üzerine sıralanmış halde dururken üzerlerine Allah’ın ismini
anınız (ve kurban ediniz). Yanları yere yaslandığı zaman da onlardan
yiyin, isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da doyurun. İşte biz,
şükredesiniz diye o hayvanları sizin emrinize verdik.” (Hacc Süresi, 36)
“Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a
ulaşacaktır: Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız,
gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc Suresi; 37)
Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı
temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer
uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a
ulaşamayacağının, asıl olanın ihlas ve takva olduğunun bizzat ayetin
nazmında yer alması bunu ispat etmektedir. Allah’ın, kurbanın etine
ihtiyacı olmadığına göre, hayvanın kesilmesi yerine nakdi tutarının
ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasının daha uygun olacağı görüşünü bu
ifadelerden çıkarmak doğru değildir.
Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban
ibadetinin ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilerek
yerine getirileceği kesindir. Bedelini infak etmek suretiyle, kurban
ibadeti yerine getirilmiş olmaz.
Allâh Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız
olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da
Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç
içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir.
Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru
değildir.
|
Kimler kurban keser?
Kurban kesmek, akıllı, buluğ çağına ermiş, dinen zengin
sayılacak kadar mal varlığına sahip ve misafir olmayan Müslüman’ın
yükümlü olduğu bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka
20 miskal (80.18 gr.) altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip
olan kişi dinen zengindir; kurban kesmesi gerekir. Hane halkı içinde,
dinen zengin sayılan mükelleflerin sayısı birden fazla ise, her birinin
ayrı ayrı kurban kesmesi icap eder. Kurban kesmekle mükellef olan
şahsın, satın alacağı hayvanın ücretini kredi kartıyla ödemesi, kurbanın
sıhhatine engel teşkil etmez.
Yolcunun kurban kesmesi gerekir mi?
Kurbanın vacip olmasının şartlarından biri de mükim
olmaktır. Dolayısıyla seferi olanların kurban kesmeleri vacip değildir.
Ancak, kesmek isterlerse kesebilirler. Sefer halinde iken kurban
kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönseler dahi yeniden
kurban kesmeleri gerekmez. Sefer halinde iken kurban kesmeyip de bayram
günlerinde memleketlerine dönenler ise kurban kesmelidirler.
|

|
Kurban ne zaman kesilir?
Kurban bayramında kesilen kurbanların (Udhiye) kesim
vakti, Zilhicce ayının 10. günü (Kurban Bayramının birinci günü) bayram
namazından sonra başlar 12. günü (bayramın üçüncü günü güneşin batımı
ile sona erer.
Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu
değildir.
Kurban olarak kesilebilecek hayvanlar hangileridir?
Bunlarda aranan şartlar nelerdir?
Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur.
Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler. Kurban
olabilmesi için, kurbanlık hayvanın süt dişlerini değiştirmiş olması
gerekir. Bu da, deve 5; sığır ve manda 2; koyun ve keçi 1 yaşını
doldurunca gerçekleşir. Kurbanlık hayvan bu yaşını doldurduğu halde
dişini değiştirmemişse, yine de kurban edilebilir. Bunun yanında, 6
ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması
halinde kurban edilebilir.
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, düzgün, azaları tamam
ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem
arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir
veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi
kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz.
Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, biraz hasta, bir
kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez.
Kurbanlık hayvanlardan hangileri ortak olarak
kesilebilir?
Koyun veya keçi bir kişi tarafından; sığır, manda ve deve
ise, yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Ortak olarak
kurban edilebilen hayvanlar,tek veya çift sayıda ortak tarafından kurban
edilebilir.
Hissedarlardan her birinin kurbanlarını aynı maksat için
kesmiş olmaları gerekmez. Bir kısmı vacip veya nafile udhiyye için,
diğer bir kısmı ise adak kurbanı olarak niyet edebilirler. Ancak
hepsinin kurbanlarını ibadet niyetiyle kesmeleri gerekir. Böyle birkaç
hisse olarak kesilen kurban etinin, ortaklar arasında tartı ile ve eşit
olarak paylaşılması gerekir.
Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir?
Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet
verilmemelidir. Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim
işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca, çevre
temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler
alınmalıdır. Kurban kesimi esnasında, psikolojik açıdan etkilenmemesi
için çocukların kesim mahallinden uzak tutulmalarına dikkat edilmelidir.
Aynı şekilde, hayvanların diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana
bulundurulmamalarına özen gösterilmelidir.
Kurbanlıkların bayıltılarak kesilmesi
Fazla eziyet vermemek (ölüm acısını azaltmak) maksadıyla,
kesim esnasında hayvanın elektrik şoku ile veya narkoz vererek
bayıltılması, bu hayvanın kurban olarak kesilmesine engel ayıplarından
sayılmaz. Çünkü kurbana engel ayıp, kesim esnasında meydana gelen
arızalar olmayıp, hayvanda önceden mevcut olan ve emsaline göre hayvanın
değerini noksanlaştıran kusurlardır. Kesim esnasında meydana gelen
kusurlar, kesim işlemine dahil bir ameliyye olup, kurbana engel ayıp
sayılmaz. Bu itibarla, canlı olarak (şok etkisi ile ölmeden önce hemen)
kesilmek kaydı ile kurbanlık hayvanın elektrik şoku ile bayıltılarak
kesilmesi caizdir. Hayvan henüz kesilmeden, şok etkisiyle ölürse, kurban
olmayacağı gibi, eti de yenilmez.
Kurban eti nasıl değerlendirilir?
Kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak dağıtmak
veya kurban kesenin kendisi veya ailesi için alıkoymak caiz ise de, en
uygun olanı, kurban etini üçe taksim edip, birini kurban kesmeyen
yoksullara, bir bölümünü akraba, tanıdık ve komşulara vermek, birini de
ailesi ile birlikte yemek üzere evde bırakmaktır.
Adak kurbanının etinden kimler yiyebilir?
Adak kurbanının etinden, adağı yapan kişinin yemesi caiz
olmadığı gibi; bu kişinin usûl ve fürûu (yani annesi, babası, nineleri,
dedeleri, çocukları, torunları) ve dinen zengin sayılan kimseler de
yiyemezler. Adak kurbanının etini bu sayılanlar dışında kalan ve dinen
fakir olan kimseler yiyebilirler.
Vekalet yoluyla kurban kesilebilir mi?
Kurbanı bizzat kişinin kendisi kesebileceği gibi, vekalet
yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir
ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekalet caizdir.
Kurbanı kişi kendi bulunduğu yerde vekalet vererek
kestirebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekalet
vererek kestirebilir. Aynı şekilde vekalet, sözlü olarak verilebileceği
gibi, yazılı olarak, telefon, internet, faks ve benzeri iletişim
araçları ile de verilebilir.
Kuyruksuz koyunlar kurban edilebilir mi?
Küçük yaşta kuyruklarının fazla kısımları boğulmak
suretiyle düşürülen koyunların kurban edilmelerinde bir sakınca
yoktur.
Hac kurbanları Türkiye’de kestirilebilir mi?
İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadeti,
Müslümanların Mekke’de bulunan Kabe’yi ve çevresindeki kutsal mekanları,
bu ibadet için tahsis edilen belli zaman dilimi içinde, usulüne uygun
olarak ziyaret etmeleri ve yapılması gerekli diğer görevleri yerine
getirmeleridir.
Sadece hacca niyet edilip, umreye niyet edilmeyen ifrat
haccında kurban kesmek zorunlu değildir.
Temettu haccı (aynı hac mevsiminde önce umre yapıp
ihramdan çıktıktan sonra hac için tekrar ihrama girilerek yapılan hac)
ile kırân haccı (bir niyetle hac ve umre için ihrama girilerek yapılan
hac)’nda harem bölgesinde (Kabe ve civarı) şükür kurbanı (hac kurbanı,
hedy) kesilmesi vaciptir (Bakara 2/196). Bu nedenle, hac kurbanının
harem bölgesi dışında kesilmesi caiz değildir. Bu konuda din bilginleri
arasında herhangi bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
Kurban etleri, kurban organizasyonunun yürüten İslam
Kalkınma Bankası tarafından fakir ülkelere ulaştırılmaktadır.
Hacda bulunan kişilerin, hac kurbanı (hedy) dışında,
Bayram münasebetiyle nafile olarak kurban kesmek istemeleri halinde,
bunu vekalet yoluyla Türkiye’de kestirmeleri daha uygun olur.
Akika Kurbanı nedir?
Yeni doğan çocuk için şükür amacıyla kesilen kurbana,
“akika” adı verilir. Akika kurbanı kesmek müstehaptır. Bunda da, diğer
kurbanlarda aranan şartlar aranır.
Gece Adak Kurban Kesilir mi?
Halkımızda yanlış bir inanış olarak "Güneş battıktan sonra kurban
kesilmez" inancı vardır. Bu inanış yanlıştır. 24 saat kurban
kesebilirsiniz.
Ölü kurbanı var mıdır?
Ölü kurbanı diye bir kurban çeşidi yoktur. Ancak, ölü
adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir.Vasiyeti
yoksa, ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez.
Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer
yakınlarına bağışlanmak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve
muhtaç kişilere bağışta bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir. Ölenin
kendisi için kurban kesilmesine dair vasiyeti yoksa, kesen kimse, bu
kurban etini fakirlere yedirebileceği gibi, kendisi ve zenginler de
yiyebilir. Vasiyet varsa, tamamen fakirlere yedirilmesi veya dağıtılması
gerekir.
Ölen kimsenin vasiyeti olmaksızın, sevabı onun ruhuna
bağışlanmak üzere kesilen kurbanın her hangi bir zamanda kesilmesi caiz
ise de, kurban bayramı günlerinde kesilmesi daha faziletli ve daha
sevaplıdır. Ölenin vasiyyeti gereğince kesilen kurban ise, ancak kurban
bayramı günlerinde kesilir.
KURBANA DAİR...Fıkhî Meseleler
Kurban sözlükte, kurban bayramı günlerinde kesilen hayvanın adıdır.
Şer'i şerifte, özel bir hayva-nı, özel bir vakitte Allah Ce-lle
Celalühu’ya yaklaşmak kastıyla kesmektir. (İbn-I Abidin Reddü'l Muhtar
Cilt 6 shf. 312)
Kurban kesmek hicretin ikinci senesinde kitap, sünnet ve icma ile
meşruiyeti sabit olan bir ibadettir.
Kitaptan delili Allah’ü Tealâ'nın: "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes"
(Kevser suresi, ayet 2) "Kurbanlık develeri de size Allah Celle
Celalühu'nun şearinden kıldık." (Hacc suresi Ayet 6) buyurmasıdır.
Sünnetten delili bir çok hadis-i şeriftir. Hz. Aişe validemiz şöyle
rivayet etmiştir: "Adem oğlu kurban bayramı gününde kan akıtmaktan daha
sevimli bir işle Allah Celle Celalühu’na yaklaşabilmiş değildir. Kanını
akıttığı hayvan kıyamet günü boynuzları, ayakları ve kılları ile
gelecektir. Akan kan yere düşmeden önce Allah Celle Celalühu katında
yüksek bir makama erişir. O bakımdan gönül hoşluğu ile kurbanlarınızı
kesiniz. (Tirmizi İbn-i Mace)
Ebu Hanife, İmam-ı Muhammed ve İmam-ı Ebu Yusuf’tan bir rivayete göre
kurban kesmek vacibtir. Çünkü Peygamber Efendimiz Sallellahü Aleyhi ve
Sellem şöyle buyurmuştur.
"Her kim genişlik bulur da kurban kesmezse, namazgâhımıza yaklaşmasın"
Hadis-i Şerif’te ifade edilen bu tehdit, ancak vacibin terkedilmesi
hakkıda olur. Tahavi, Kurban kesmenin İmam-ı Azam'a göre vacip, diğer
iki imama göre sünnet olduğunu söylemiştir.
Kurban, vacip ve nafile olmak üzere iki kısımdır.
Vacip kurban:
1. Adak kurbanı
2. Bir kimse "Allah Celle Celalühu için bir koyun kurban etmek üzerime
borç olsun" veya "şu koyunu Allah Celle Celalühu için kurban edeceğim"
derse, ister zengin olsun ister fakir bir koyun kesmesi vacip olur.
3. Kurban bayramında zengin olan müslümanın kestiği kurban.
4. Fakir olan bir kimsenin kurban etmek üzere satın aldığı hayvan. Bu
hayvanı kurban olarak kesmesi vacibtir. Fakir olan bu kişiye kurban
kesmek vacip olmadığı halde, kurban etmek maksadıyla bir hayvanı satın
alması kendine bu işi vacip kılması hükmündedir. Bu da örfde kurban
kesmeyi adamaktır.
Nafile Kurban:
Yolcunun, adakta bulunmayan fakirin kestiği kurbandır.
Kurbanın vacip olmasının şartları.
1. Müslüman olmak, kâfirin kurban kesmesi vacip değildir. Çünkü kurban
kesmek bir ibadettir, kâfir ise ibadete ehil değildir.
2. Hür olmak, köleye vacip değildir.
3. Mukîm olmak, yani yolcu olmamak. Yolcu olan kişi zengin de olsa,
kurban kesmesi vacip değildir.
4. Zengin olmak. Çünkü ibadet ancak onu yerine getirmeye gücü olana
vacip olur.
5. Zenginliğin miktarı fıtır sadakası vacip olan miktardır; yani zekâtta
olduğu gibi hakikaten veya hükmen çoğalma, şartı olmaksızın asıl
ihtiyaçlar (mesken, elbise, kendisinin ve nafakalarını sağlamak üzerine
vacip olan kimselerin ihtiyaç duydukları miktarlar) dan fazla 81 gr.
Altın veya 81 gr. altın değerinde mala sahip olmak.
Kurban Kesme Zamanı
Kurban kesme günleri birinci gün (Bayram günü) ile ondan sonraki iki gün
olmak üzere üç gündür.
Kurban kesimi birinci gün; yani bayram günü bayram namazından sonra
başlar, üçüncü gün güneş batımına kadar devam eder.
Birinci gün kurban kesiminin en faziletli olduğu gündür. Geceleyin
kurban kesmek mekruhtur.
Kurbanla ilgili değişik konular.
Bir kimse, "hastam iyileşirse bir koyun kurban edeceğim" der ve hastası
iyileşirse, koyunu kurban bayramında kesmesi gerekli midir?
Bu sözü sarfeden adakta bulunan ve hastası iyileştiğinde bu adağını
yerine getirmesi; bir koyun kesmesi vacip olan bir kimsedir.
"Bir koyun kurban edeceğim" sözündeki "Kurban" kelimesi, kurbanın
tarifinde de ifade ettiğimiz gibi, kurban bayramı günlerinde kesilen
hayvan için kullanılan bir kelimedir. Buna binaen bu koyunun kurban
bayramı günlerinde kesilmesi gerekir. Ancak ülkemizde, müslümanların
örfünde gerek kurban bayramı günlerinde, gerekse başka günlerde Allah
Celle Celalühu için kesilen bütün hayvanlara "kurban" denilmektedir. Bu
itibarla; bu şekilde adakta bulanan müslüman kardeşimizin hastası
iyileştiğinde kurban bayramının gelmesini beklemeden bir koyun keserek
va-zifesini yerine getirmesi lâzımdır.
Bayramın birinci ve ikinci günü zengin olduğu halde kurban kesmeyip,
üçüncü günü fakir olsa ve bu fakirliği güneşin batımına kadar devam
etse, kurban kesmesi gerekir mi?
Fakir ve zengin için kurban bayramının sonu itibara alınır. Buna binaen
üçüncü gün fakir olanın kurban kesmesi vacip olmaz.
Birinci ve ikinci gün fakir olduğu halde kurban kesen bir kimse üçüncü
gün zengin olursa, yeniden bir kurban kesmesi gerekir mi?
Muzmerat kitabında: Bir fakir kurban kestikten sonra son günde zengin
olsa, seçkin görüşe göre kurbanı iade eder, yani yeniden kurban kesmesi
gerekir denilmiştir. Ancak "zehire" kitabında yeniden kurban kesmesi
gerekmez denilmiş ve fetvanın bu görüş olduğu ifade edilmiştir. (Mecmau'l
Enhul Şey Muhammed bin Süleyman cilt 2 shf 518)
Kurban edilecek hayvan kaç yaşında olmalıdır?
Devenin beş yaşını bitirip altı yaşına girmiş olanı, inek ve camızın iki
yaşını bitirip üç yaşına girmiş olanı, koyun ve keçinin bir yaşını
bitirip iki yaşına girmiş olanı kurban edilir.
Koyun altı ayı bitirip yedinci aya girmiş olur da, bir yaşını bitirip
iki yaşına giren koyun dan ayırt edilemeyecek cüssede olursa o da kurban
edilebilir.
Kurban edilecek bir hayvanda bulunmaması gereken nitelikler nelerdir?
Diğer bir ifade ile hangi nitelikler bir hayvanın kurban olmasını
engeller? |
 |
1. İki gözünün kör olması.
2. Bir gözünün kör olması.
3. Kemiğinin iliği kurumuş olması.
4. Kurban edileceği yere yürüyemeyecek derecede topal olması.
5. Yaratılıştan kulaksız olması.
6. Memelerinin uçları kesilmiş veya kurumuş olması.
7. Burnu kesilmiş olması.
8. Kulağının, kuyruğunun veya kıçının çoğu kesilmiş olması.
9. Bir gözünün nurunun (ferinin) çoğunun sönmüş olması.
10. Eti gereğince olgunlaşmayan hunsa olması.
11. Pislikten başka şey yemeyen celale olması. |
Bu niteliklerden biri kendisinde bulunan hayvan kurban edilemez.
Yaratılıştan boynuzu olmayan veya olupta kırılan hayvanın kurban
edilmesi caizdir.
Bir kimsenin sağlam olarak aldığı hayvan kurban edilmeden önce, kurban
edilmesini engelleyen niteliklerden biriyle kusurlansa, mesela; bir gözü
kör olsa ne yapılmalıdır?
Bu hayvanı olan kişi zengin ise yerine yeni bir kurbanlık hayvan alır.
Fakir ise kusurlanan bu hayvanı kesmesi yeterlidir. Yerine yenisini
alması gerekmez. Aynı şekilde fakirin kurbanlığı satın aldığı vakit
kusurlu olursa, üzerine vacip olmadığından dolayı onun için yeterli
olur. Fakat zengin için böyle değildir.
Kurbanlık bir hayvan kaç kişi adına kurban edilebilir?
Koyun ve keçi ancak bir kişi için kurban edilebilir. Deve ve sığır ise
yedi kişi için kurban edilebilir. Deve ve sığırın bir, iki, üç, dört,
beş ve altı kişi için kurban edileceği aşikârdır.
Bir sığırda ortak olan kişilerden biri, üzerine vacip olan kurbana,
diğeri adak kurbanına, öteki akika kurbanına, şeklinde değişik ibadet
niyetleriyle niyet etseler, bu kurban geçerli olur mu?
Niyetlerin ciheti farklı olsa da hepsinde ibadet niyeti olduğundan
caizdir. Ancak ortaklardan birinin niyeti sadece et elde etmek olursa,
hiç birinin kurbanı olmaz.
Kurban edilmek üzere alınan bir hayvan sahibinin izni olmadan bir kişi
tarafından kesilse durum nedir?
Bu hayvan sahibi adına kurban olarak kesilmiş sayılır.
Bir hayvanı kilosu mesela; 1 milyon TL olmak üzere tartarak satın alan
bir kimsenin bu
hayvanı
kurban olarak kesmesi caiz midir?
Hiç şüphe yok ki, bir kimsenin kurban olarak kestiği hayvana malik
olması, yani o hayvanın sahibi olması gereklidir. Bu itibarla soruya iki
yönden bakmalıyız.
a) Bu şekilde yapılan bir alışverişin hükmü.
b) Bu hükme binaen kesilen hayvanın durumu.
Bu alış veriş fasit bir alış veriştir. Biz hanefilere göre fasit alış
verişler habiste olsa mülkiyet ifade eder.
Buna binaen kişi sahibi olduğu bir hayvanı kurban etitğinden kurbanı
geçerlidir.
Ancak; müslüman, fasit alış verişlerden kaçınmalıdır. Şayet fasit bir
alış verişte bulunmuşsa, o alış verişi bozmak vazifesidir.
(Mezmau'l Enhur-Damat, Şeyh Muhammed bin süleyman cilt 2 shf 516-523) (Fethu'l
Kadir Kemal İbn-i Human cilt 8 shf 423-430) (Reddü'l Muhtar alâ Dûrrû'l
Muhtar İbn-i Abidin cilt 6 shf 312-325.)
Hüsamettin VANLIOĞLU |
|